Eylül 25, 2006

Haftasonu Lezzetleri- Pollo en Salsa de Ajo



Cumartesi gunu evde yemege misafirlerimiz vardi. Daha once soyledigim gibi Hollandali misafirlerime minik porsiyonlarda ve degisik turlerde tapas/meze turu yemekler hazirlamayi ve yaninda peynir tabagi, evde pisirilmis sicak ekmek ve baharatli tereyagi ile servis etmeyi seiyorum. Genelde sohbetimiz yemekle baslayip, tum geceye yayildigi ve masada baslayip masada devam ettigi icin, boyle minik degisik yemekler hazirlamak daha cok hosuma gidiyor.

Bu haftaki misafirlerim icin:


Cevizli, kurutulmus domatesli, aycekirdekli ekmek
Ancuez, limon ve kekikli tereyagi
Ispanyol Usulu Sarmisak soslu Tavuk (Pollo en salsa de ajo)
Enchilada
Ispanakli Keci peynirli Cevizli Patates Kroket
Ancuezli, Ceviz ve Uzumlu avacado salatasi
Beze

hazirladim. Ilk etapta Pollo en salsa de ajo'nun ve patates kroketin tarifini vermek istiyorum. Ilgilenen olursa digerlerininde tarifini verebilirim.

Pollo en Salsa de Ajo- Sarimsak Soslu Ispanyol Usulu Tavuk

Bu tarifi yillar once Penelope Casas'in Tapas kitabindan almistik ve misafirlerimize her hazirladigimizda yuzumuzu kara cikarmayan ve muthis lezzetli bir tavuk yemegi. Yapimi hem kolay ve icinde kullanilan malzemeler basit olmasina ragmen, ozellikle yaninda sicak ekmekle servis edildiginde tadina doyulmaz bir yemek.

4 - 6 kisilik
Malzemeler
1 kg tavuk kanadi veya kusbasi halinde kesilmis tavuk budu
4 yemek kasigi zeytinyagi
8 dis sarimsak
1 yemek kasigi konyak ya da herhangi bir sert icki
1 yemek kasigi un
2 yemek kasigi sek beyaz sarap
500 ml tavuk suyu
ince kiyilmis maydanoz
safran (ben Fas marketinden aldigim renk veren tozdan kullandim)
3-4 adet kara biber tanesi
tuz

Derin bir tavada 8 dis sarimsagimizi (butun olarak) kahverengilesene kadar zeytinyaginda ceviriyoruz. Kavrulan sarimsaklarimizi bir havana alip, ayni yagda tavuk parcalarini yuksek isida kahverengilesene kadar pisiriyoruz. Simdi sirada konyagimizi ekleyip, bir cakmakla konyagin ates almasini saglayip, flame etmek var. Bu tavugun hem lezzetini arttiriyor hem de renginin izgarada pismis gibi guzel bir hal almasini sagliyor. Bu asamayi atlayabilirsiniz dilerseniz. Uzerine tavuk suyunu ekleyip, bir iki dakika daha pisiriyoruz. Beyaz sarabi ekledikten sonra simdi sirada tavuk sosumuzu koyulastirmakta. Unumuzu sosa eleyip, tuzunu ekleyip kisik ateste pisirmeye birakiyoruz.

Diger taraftan havanimizda kahverengilesen ve yumusayan sarimsaklarimiz, maydanoz, tuz ve safranimizi iyice pure haline gelene kadar dovuyoruz. Bu karisimi tavugumuza ekleyip, kapagini kapatarak bir 10 dakika daha pisiriyoruz. Toplam pisirme suresi yaklasik 45-50 dakika. Gercekten cok lezzetli oluyor, tavsiye ediyorum...

Ispanakli, Keci Peynirli, Cevizli Patates Kroket

yarim kilo patates

yarim su bardagi beyaz un, yarim su bardagi galeta unu

1 yemek kasigi sut, 2 yumurta

tuz, karabiber, kekik

250 gram ispanak

1 kucuk sogan

100 gram keci peyniri

yarim bardak irice cekilmis ceviz

Patateslerimizi iyice yumusayincaya kadar pisirip pure haline getiriyoruz. Unu ve tuzunu ekleyip biraz yoguruyoruz. Un, galeta unu ve 1 yumurtayi ekleyip kurabiye hamuru kivaminda bir hamur elde ediyoruz. Uzerine temiz bir mutfak ortusu serip 15 dakika dinlendiriyoruz

Zeytinyaginda minik dogranmis soganimizi kahverengilesinceye kadar ceviriyoruz. Ispanaklarimizi, keci peynirimizi, cevizimizi ekleyip tuz ve karabiber ile tatlandirip kisik ateste 10 dakika kadar pisirip, sogumaya birakiyoruz.

Patates hamurumuzdan kurabiye yapar gibi minik parcalar koparip, icini ispanakli karisim ile doldurup elimizde yuvarlayarak veya elips seklini vererek kroketler elde ediyoruz. Once yumurtaya, sonra galeta ununa bulayip sivi yagda kizartiyoruz. Cok ama cok lezzetli oluyorlar. Afiyet olsun!!!

Baska tariflerde gorusmek uzere, sevgiler.

Eylül 17, 2006

Cevizli Ucgen Brownie

















Sizin de dikkatinizi cekmismidir bilmiyorum ama ben bu Avrupalilarin Turk yemekleri ve ozellikle tatlilari hakkindaki onyargilarina takilmis durumdayim. Hollanda'da yasadigim sure boyunca gerek Hollandalilardan gerekse diger Avrupalilardan Turk tatlilarinin, ozellikle baklavasinin cok sekerli ve yagli oldugu konusunda yorumlarini duymus, ve kulak arti etmisimdir. Bu yorumlar aklimin bir kosesinde yer edinmis ama uzerinde fazla kafa yormamis, oyledir herhalde diyerek gecistirmisimdir. Hollandaya ozgu tatli ve kurabiye tariflerini iceren bir kitap edinene kadar! Aman Allahim , tamam yapinca cok lezzetli ve sunumlari da hos oluyor ama, icine konan malzemeleri gorunce, insanin hadi ordan siz once kendi tatlilariniza bakin diyesi geliyor... Tabani, ic malzemesi ve uzeri icin ayri ayri 150 gram tereyagi ve seker kullanmalar, marsepan adini verdikleri ve sirf badem ve seker karisimi (bir tur badem ezmesi, bizdeki fistik ezmesine benzer) kullanmalari, cikolata ve krema miktarini fazla tutmalari... Gecen sene tatildeyken kaldigimiz otelin acik bufesindeki guzelim baklavalar ve sekerpareler varken, tum turistlerin yagli, kremali, turistlere ozel yapilmis pandispanya turu pastalara yuz vermelerini hatirliyorum. Oyle olunca guzelim baklavalari otelde kalan bir kac Turk ailesine ve animatorlere kalmisti...)) Bir ara dayanamayip bir iki Hollandaliya deneyin begeneceksiniz demis, hatta onlarda denemisler ve cok coook begenmislerdi... Agizlarinin tadini bilmiyorlar, ne diyeyim...))

Gelelim bu kitaptan aldigim ve Turkceye cevizli ucgen brownie diye tercume ettigim kurabiye/brownie, arasi kurabiyenin tarifine... Kurabiye desem degil, brownie desem o da degil aslinda, zaten orijinali Cikolatali, Fistikli Ucgenler... Evde fistik olmadigi icin ben ceviz koydum icine, ve ben boyle lezzetli bir sey yedigimi hatirlamiyorum. Mutlaka denemenizi tavsiye ediyorum. E tabi icine konan malzemeleri gorunce basarisiz olmasi mumkun degil bu tarifin.

Malzemeler

Tabani icin
150 gram tereyagi ya da margarin
1 yemek kasigi vanilya esansi (badem ya da findik likorude olur ben karamel likoru kullandim)
75 gram kahverengi seker
75 gram ceviz, findik ya da fistik
150 gram un
25 gram kakao

Uzeri icin
150 gram bitter cikolata
25 gram yag
50 gram ceviz, findik ya da fistik

Oncelikle oda isisinda yumusamis margarin, likor ve sekerimizi karistirip, cevizlerimizi ekliyoruz. Un ve kakaoyu ekleyip kulak memesi kivaminda bir hamur elde ediyoruz.

Kare seklinde 23 cmlik kalibimizi yaglayip ya da yagli kagit serip uzerine bu karisimdan uzeri duz bir yuzey alana kadar seriyoruz. 190 derece on isitilmis firinda 12-15 dakika arasi pisiriyoruz.

Uzerine ben mari usulu erittigimiz cikolata, yag ve cevizli karisimdan surup sogumasini bekliyoruz. Ucgen seklinde keserek servis ediyoruz.

Ben uzerindeki cikolata icin Turk marketinden kiloluk kovalarda aldigim ve nutelladan biraz daha yumusak olan cikolatadan surdum. Ayri olarak yag eklememe gerek kalmadi, zaten yeterince yag var bu tatlida degil mi?

Afiyet olsun diyorum.

Eylül 14, 2006

Soep Stengels - Peynirli Tuzlu Cubuk


Uzunca bir aradan sonra tekrar aranizdayim. Yoklugumda bana mesaj atan, beni ozlediklerini ve eksikligimi hissetiklerini belirten tum blog arkadaslarima tesekkur ediyorum. Agustos ayi benim icin yogun gecti, ay boyunca Amsterdam'da acik hava konserleri, festivaller, dans ve tiyatro gosterileri vardi. Mutfaga da fazla girmedim, ama yaptigim bazi tariflerin fotografini cekip arsivimde sakladim. Bu tarif de onlardan biri. Hollanda'da patisserielerde, pastanelerde satilan, tam anlamiyla Hollanda mutfagina ait orijinal bir hamur isi. T

urkceye corba cubugu seklinde cevirebilecegim, genelde corbalara batirilarak yenilen bir galeta turu. Ogle tatillerinde bazen isyerine yakin bir pastaneden bunlardan alip ise gidene kadar dayanamayip hepsini sokakta kemirerek yedigim cok olmustur..)) Sanirim orijinalini gercek tereyagi ile yapiyorlar, o kadar lezzetli oluyorlar ki...

Bunlari yapabilmek icin once internette Hollanda'ca sitelerde soep stengels seklinde tarif aradim. Karsima cikan yuzlerce tarifin hemen hemen hepsinde hazir milfoy hamuru kullaniliyor, milfoyler seritler halinde kesilerek uzeri deniz tuzu ile suslenip firina veriliyordu ama ben hamurunu kendim hazirlamak istedigim icin uzunca bir aramadan sonra bir sitede tarifine rastladim. Hamurunda maya yada kabartma tozu kullanilmiyor ve yapimi da oldukca kolay.

250 gram un, 200 gram margarin ya da tereyagi, bir fiske tuz ve iki corba kasigi sudan oldukca sert bir hamur elde ediyoruz. Ben galetalarin yarisini beyaz unla ve kekikle yogurdum, yarisini da bugday unu ile. Bugday unu ile yogurdum galetalari rendelenmis kasar peyniri ile susleyerek firina verdim, digerlerini de deniz tuzu ile. Yaklasik 15 dakika 180 derece firinda pisirdim. Ozellikle kasar peynirli olanlarin tadina doyum olmadi. Sekil vermek icin fazla ozen gostermedim, boyle ecis bucus olmalari onlari daha sevimli kildi.

Yeni tariflerle aranizdayim. Sevgilerle



Scapino Ballet ín Vondelpark'ta verdigi dans gosterisinden bir enstantane.

Ağustos 03, 2006

Salsa & Samba ve Hafta Sonu Daveti

Aman tanrim inanamiyorum, bugun Cumartesi ve ben gecen hafta sonu cektigim fotograflari yayinlamaya zaman bulamamisim. Su zamansizlik ne kotu degil mi, insanin planladigi ve yapmak istedigi o kadar cok sey var ki eger bir sistem kurulmazsa veya oncelikler belirlenmezse bazi onemli seylerde arada kaynayip gidebiliyor. Neyse gec olsun guc olmasin diyerek ve azimle gecen hafta sonunun ozetini veriyorum.



Cumartesi gunu Willem & Arie'ye yemege davetliydik. Willem & Arie cok seker bir cift, yillardir gorustugumuz arkadaslarimizdan, ve firsat buldukca birbirimizi eve yemege davet eder, veya Amsterdam' da disari yemege cikariz (onlar Hoorn 'da oturuyorlar ve Hoorn kucuk bir kasaba o yuzden ). Bu sefer sira onlardaydi ve Cumartesi gunu biz onlara gittik. Arie'çik bizi kolu bandajli karsiladi, kolunu boydan boya odadaki isinan spot lambaya yalnislikla degmek suretiyle yakmis.. Willem ve Arie KLM de calisiyorlar ve gecen ay daha buyuk bir ev aldilar baska bir kasabada, deniz kenarina daha yakin bir kasaba Heiloo'da. Simdi oturduklari evi en kisa zamanda satmalari gerekiyor yoksa Agustos'tan itibaren cift mortgage odemek zorunda kalacaklar... Hollanda'da emlak piyasasi durgun ve evler eskisi gibi kolay kolay satilmiyor. Arz cok, talep az, ve sonuc olarak fiyati surekli dusurmek gerekiyor bir an once elden cikarabilmek icin. Ote yandan yeni evin bir suru masrafi var, tabi diledikleri gibi evi yenilemek istiyorlar, sonuc olarak evin satisindan elde edecekleri kar giderek dusmekte. Bu yuzden biraz keyifsizdiler dogal olarak. Bu arada bir anekdot, Hollanda'da ev fiyatlari astronomik arkadaslar. Yillarca sisirilmis fiyatlar ve bir geriye donus beklense de ev fiyatlari basini alip gidiyor. Bir ornek vermek gerekirse Amsterdam'da veya diger buyuk sehirlerde sehir icinde 60 m2 bir apartman dairesinin fiyati 200.000 eurodan basliyor. 200.000 euro odeyip luks bir ev mi alacaksiniz, hayir dort duvar, bunun ustune bir de 30.000, 40.000 euro yenileme masrafi eklemek gerekiyor. Sehir disinda ve kasabalarda (yerine gore) fiyatlar biraz daha makul ve en azindan ayni paraya mustakil bir ev almak mumkun ama sehir disinda oturmanin da kendine gore dezavantajlari var. Eger kari koca calisiyorsaniz cift araba lazim, arabanin masrafi , vergisi vs ve ise giderken harcanan degerli vakit insani dusunduruyor. Bir de buyuk sehrin kulturel, sosyal avantajlarindan ayri kalmak da cabasi. Neyse.... Gelelim menuye...



Menu de baslangic, ana yemek ve tatli yerine her seyden biraz vardi. Bu sekilde agirlamayi ben de burada tercih ediyorum, hem uzun suren davet sofralarina uygun oluyor hem de ana yemek olarak ne yapsam derdi pek kalmiyor. Peynir tabagi, somonlu peynirli lavas, sarimsakli tereyagli baket, zeytin, misket kofteler, firinda tavuk budu, ve firinda Akdeniz sebzeleri (patlican ve kabak). Sohbet 12 ye kadar sarap ve bira esliginde devam etti, arada kahveler icildi, likorlerle.. Bir daha ki sefere bizim evde toplanmak uzere program yapildi, mutlu ayrilindi...


Pazar gunu yine Vondelpark ta ucretsiz dans gosterileri vardi. gecen haftaki Tango'dan sonra bu haftanin konusu Salsa & Samba ve Latin Amerika muzikleri ve dansi idi. Araya bir de dansoz gosterisi koymuslardi ki bunun konuyla ne alakasi oldugunu pek anlamasam da katilimi daha arttirmak oldugunu dusundum.


Cok keyifli bir haftasonuydu. Bu Hafta sonunun konusu Afrika dansi ve muzikleri eger gidebilirsem fotograflarini cekecegim. Bugun de Amsterdam'da Gay Parade basladi. Tum Gay kuruluslarinin toplanip Gaylerin ozgurluklerinin ve kimliklerinin taninmasini kutladiklari, degisik suslenmis botlar ve kayiklarla merkezdeki tum kanallardan degisik kostumlerde ve dans ederek gectikleri 3 gunluk bir festival.. Gectigimiz yillarda hep bir sebeble kacirmis oldugum bu ilginc kulturel aktiviteyi bu sefer kacirmama niyetindeyim. Hollanda'nin liberalligine ve insanlara sagladigi fikir ve kimlik ozgurlugune hayranim. Homoseksuellerin (kadin ve erkek) ozgurce sokaklarda el ele kol kola gezebildikleri, beraber yasama kontrati imzalayabildikleri ve hatta isterlerse evlenebildikleri bir utopya ulkesi Hollanda... Baskalarina zarar vermedikten sonra neden olmasin ki? Gay Parade boyunca ilginc kareler yakalayacagima eminim, o zaman kadar gorusmek uzere diyorum...

Temmuz 25, 2006

Academia de Tango ve Yogurtlu Peynir Toplari




Cumartesi gunu Vondelpark 'a acik hava tiyatrosuna gittik. Hollanda son uc haftadir rekor sicakliklari gordu, denildigine gore son yuzyilin en sicak yazini yasiyormusuz. Hava sicakliklari 35 derece civarinda seyrediyor ki burasi icin tropikal hatta col sicaklari diyebiliriz havada ki nem oranini dikkate alirsak. Ama ben hayatimdan cok memnunum, is cikislarinda arkadaslarla teraslara, kanal kenarlarina, parklara gidip oturmak, hele de hafta sonlarini plajda veya Vondelparkta guneslenerek gecirmek cok hosuma gidiyor.

Gecen hafta sonunu da Vondelpark'ta gecirdik. Acik Hava Tiyatrosu adi altinda her Carsamba Pazar gunleri arasinda hafta ici erken saatlerde, Cuma, Cumartesi ve Pazar gunu de ogleden sonra baslayarak aksam 10 a kadar devam eden nefis gosteriler oluyor. Dans, komedi, muzik, etnik dans, salsa vs... Bu haftaki program hosuma gitti. Saat 2 de Academia de Tango adli bir tango okulu danslarini sergilediler. Program Portekiz muzigi ve danslariyla devam etti. Podyumun arkasinda kucuk gol kenarinda oturup hem muzigi dinledik, hem guneslendik hem de dinlendik.



Malum sicaklar nedeniyle fazla mutfaga girilmiyor. Gecenlerde yogurtlu peynir toplarindan yaptim. Yapimi oldukca kolay ama gorunusu ve tadi cok hosuma gidiyor. Bu tarifi yillar once Ingiltere'de ogrenciyken cok ucuz bir fiyata kucuk bir kitapcida buldugum Farmhouse Cooking adli kitabimdan aldim. Adi da ustunde zaten, tipik, geleneksel, yerlesmis Ingiliz yemekleri, pie'lari, tatlilari agirlikli guzel bir kitap bu. Icinden de sadece bir iki tarif denemisim. Sayfalarini karistirinca pratik ama lezzetli baska tariflere de rastladim. Elmali, naneli marmelat, isgin receli, degisik likorler, tursular vs gibi. Sonbaharda agirlik veririm yeni tarifler denemeye..

Peynirli toplari yapmak icin yogurtlari suzdurmek icin temiz bir mutfak bezine ihtiyacimiz var, ben sicak su da kaynatarak steril hale getiriyorum. 1 kg yagli yogurdu islattigimiz mutfak bezine bosaltip bir gece suzduruyoruz. Iyice koyulasinca icine tuz ekleyerek ellerimizle minik toplar hazirliyoruz.( Elleri yaglarsak yapismiyorlar) Ben iki turlu susledim toplarimi, bir kavanoza kara corek otu ve kirmizi pul biber ile susledigim toplarimi, digerinde de taze feslegen ve kekik ile yuvarladiklarimi doldurdum. Uzerlerine zeytinyagi ekleyip buzdolabinda bir iki hafta saklayabiliyorum toplarimi. (Iki hafta degil iki gun bile dayanmiyorlar ama..)) Kavanozun altina kurutulmus domates ve minik biberler de yerlestirilebilir herhalde. Oldukca lezzetli oluyorlar. Kahvaltilarda, ekmek arasi olarak hatta yaptiginis sicak ekmek yaninda misafirlerinize ikram edebileceginiz pratik bir lezzet.

Temmuz 17, 2006

Ye 12 - Sutlu Tatlilar- Creme Brulee



Bloglar arasi Ye aktivitesinin bu ayki konusu sutlu tatlilar, ve evsahibemiz Baking Fairy. Ye aktivitesine ilk defa katiliyorum ve aklimda onceden tasarladigim ve yapmayi dusundugum bir kac guzel tarif olmasina ragmen, organize olamamak nedeniyle biraz aceleye geldi ve istedigim guzellikte bir tarif ortaya cikartamadim. Artik oldugu kadar diyorum...

Ingilizlerin custard adini verdikleri ve "burned cream" olarak tanimladiklari ve uzerinde karamelize edilmis sekerle servis edilen sutlu tatlilar Fransizca'da Creme Brulee adinda karsimiza cikiyor.

Klasik custard tarifinde sadece yumurta ve krema kullaniliyor ve tatli sadece uzerinde karamelize edilen sekerle tatlandiriliyor. Yemek kitaplarimdan ve internetten bir cok creme brulee tarifi bulmama ragmen orijinal olmasi acisindan 1909 yilinda Eleanor L. Jenkinson. tarafindan yazilan The Ocklye Cookery Book 'da tarifi verilen creme brulee ile katilmak istedim. Tarifin hem bu kadar eski olmasi, hem de kullanilan malzemelerin sade olmasi hosuma gitti.


4 kisilik Creme Brulee icin

2 1/2 cup krema (yaklasik 600 ml)
4 yumurta sarisi
1/3 cup pudra sekeri (yaklasik 80 gram)

Oncelikle yumurtalarimizin sarilarini kopurene kadar tel firca ile cirpiyoruz. Kremamizi sekerle beraber kaynama noktasina getirip altini kisiyoruz ve yumurtalarin uzerine yavas yavas ekleyerek cirpmaya devam ediyoruz. Karisimimizi tekrar ocagin uzerine alip kaynamasina izin vermeden isik ateste koyulasincaya kadar karistiriyoruz.


Kaliplarimza alip ilinincaya kadar oda sicakliginda, sonrada 1 gun buzdalabinda bekletiyoruz. Servis etmeden once uzerine kahverengi seker serpip, firinimizin izgarasinda sekerler karamellesinceye kadar bekletiyoruz.

Afiyet olsun!

Temmuz 08, 2006

Erikli Tart


Sevgili Cesni http://cafemoonlight.blogspot.com/ yorum birakmis hani nerde erikli tart tarifin diye.. Kendisinin yaptigi meyveli tarta yorumda bulunmustum bir kac gun once... Tarti cok guzel buldugumu ve tesaduf eseri benim de o anda mutfakta erikli tart pisirdigimi ve ilk firsatta tarifini yayinlayacagimi soylemistim... Kismet buguneymis...

Evet yine tart kitabimda seftalili ve zencefilli Tarte Tatin adi altinda gordugum ve gorunum olarak cok begendigim bu tarti yapilis seklini basitlestirerek ve evde kirmizi erik oldugu icin erik kullanarak yaptim. Tarifin orijinalinde tart hamuru olarak 175 gram una 175 gram margarin kullaniliyordu ancak ben zamanimin azligindan 250 gram milfoy hamuru kullandim.


Kalip olarak 18 cm 'lik quiche kalibimi kullandim. Milfoy hamurlarini plastik kisimlarini cikararak oda sicakliginda hamurlar yumusayincaya kadar beklettim. Hamurlar iyice elle sekil verilecek yumusakliga geldiklerinde teker teker tart kalibima yerlestirdim. Tabaninin tamamen orttukten sonra kare kisimlarinin kaliptan biraz disariya tasmasini sagladim. Onceden isitilmis firinda 180 derecede 10 dakika on pisirme yaptim. On pisirme olmazsa milfoyler erikli karisimla ortuldukleri icin tamamen kitir kitir olmuyorlar ondan..

Erikli Karisim

500 gram kirmizi erik
75 gram kahverengi seker
1 yemek kasigi bal
150 dl krema
75 gram pudra sekeri
1 yumurta

Erikleri ikiye ayirip cekirdeklerini cikardim. Bir tavada erikleri, kahverengi seker ve balla beraber iyice karamellesinceye kadar pisirdim. Ilk esnada erikler biraz suyunu saliyor, bu suyuda kremaya renk vermek icin kullandim.

Krema, yumurta ve pudra sekerini karistirdim. Tart kalibina doktum. Uzerlerini eriklerle susledim. 175 derece firinda yaklasik 20 dakika uzerleri kizarana kadar pisirdim. Milfoy hamurlarinin sutlumsu az sekerli tadiyla uzerindeki tatli krema ve eriklerin biraz mayhos tadi cok guzel bir lezzet ortaya cikardi. Afiyet olsun...

Number of online users in last 3 minutes
Free Web Counters

Powered by Blogger